İNŞAAT SEKTÖRÜ KÖTÜYE GİDİYOR.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) İnşaat İşgücü Girdi Endekleri kapsamında hesaplanan, İnşaat İstihdam Endeksi verilerine göre, inşaat sektöründe istihdam yılın ilk çeyreğinde, bir önceki çeyreğe göre yüzde 2.3 ve geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 6.3 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış İnşaat Çalışılan Saat Endeksi verileri de, yılın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 2.3 ve bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 7.0 düştü.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış İnşaat Brüt Ücret-Maaş Endeksi birinci çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1.5 ve geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 7.8 arttı.

Proje başlangıç Tarihleri İçin 5 Seçenek
PEM Proje Yönetim Proje Yönetimi Eğitim ve Danışmanlık – Osman Küçüksönmez
Projelerin özelliklerinden biri de geçici bir girişim olmasıdır. Belirli başlama ve bitiş tarihleri vardır. Basit gibi görünebilir fakat asıl sorun yaşanan nokta ise bu tarihlerin kesin olarak hangi tarihler olduğudur, Proje başlangıç dokümanı yayınlandıktan sonra mı başlar? Yoksa takvim kesinleştikten sonra mı ?
Bu tarihler için genel kabul görmüş bir yaklaşım yoktur, genelde her organizasyon kendi dinamiklerine göre tarihleri belirler. Belirlemekte kullanılan bazı seçenekler şöyle sıralanabilir;
İhtiyacın ortaya çıktığı tarih
Proje başlangıç tarihini fikrin ortaya çıkış tarihi olarak belirleyebilirsiniz. Belki de kurumunuz/şirketiniz fikirlerin ortaya çıktıktan sonra pazara çıkana kadar geçen süreyi takip etmek istiyordur. İyi fikirlerin satışa çıkana kadar geçen sürenin uzun olmasından yakınıyor ve bu süreyi kısaltmak istiyorsanız, başlangıç tarihini böyle erken bir tarih seçebilirsiniz.
Bütçenin onaylanması
Bu durumda ise projenin başlangıcı proje için ayrılan bütçenin kesinleştirilmesi ile başlar. Burada fikir ortaya çıkmış ve bir fayda/maliyet analizi yapılacak hale kadar olgunlaşmıştır. Proje bir önceliklendirme aşamasından geçmiş ve bütçesi kesinleştirilmiştir. Tabi burada bir önceki yılda bütçesi onaylanan ve ertesi yıl başlayacak bir proje varsa, bu durumda da başlangıç tarihi çok erken kalabilir.
Proje yöneticisinin atanması
Bu daha yaygın bir kullanımdır. Burada proje yöneticisinin projeye atanan ilk kaynak olduğu varsayılmaktadır. Proje yöneticisi atandığında projenin başlangıç ve planlama safhaları başlar. Bu nedenle bu tarih seçilebilir.
Proje Beratının sponsor tarafından onaylanması
Bazı organizasyonlarda ise projeler Berat dokümanı resmi olarak onaylandıktan sonra başlar. Kaynakların atanması ve projenin resmi başlama süreci için onaylanmış bir berat hazırlanması şart koşulmuştur.
Proje başlangıç toplantısının yapılması
Bu seçenekte projenin başlangıç tarihi ön hazırlıklardan ve planlamalardan sonra resmi proje başlangıç toplantısı olarak belirlenir. Burada tüm paydaşlara ve katılımcılara projenin başlamaya hazır olduğu bildirilir.

Proje Başarısızlığında İletişimin Etkileri
PEM Proje Yönetim Proje Yönetimi Eğitim ve Danışmanlık – Osman Küçüksönmez
Proje yönetiminde son yıllara kadar sadece ürünün veya hizmetin teslim edilmesi yeterli görülmekte ve proje yöneticisinin müşteri ve diğer paydaşlarla iyi iletişim kurmasa da iş bittiği sürece sorun yok denilebilmekteydi.
Fakat son yıllarda artık neredeyse tüm iş alanlarında olduğu gibi proje yönetiminde de iyi bir iletişimci olmak herkes tarafından beklenen bir özellik haline geldi. Aslında projede genellikle karşılaşılan problemlerin nedeni kötü iletişim olarak gösterilebilir. İyi bir iletişim için iletişim planı yapmak işimize kesinlikle yarayacaktır fakat bununla birlikte bu planın proaktif şekilde uygulanması gerekmektedir. Kötü iletişim sonucu ortaya çıkacak problemlerden bazıları şöyle sıralanabilir;
Projeden beklentilerde farklılıklar
Projelerden herkesin beklentisi farklı olabilir fakat proje yöneticisi proje kapsamı ve sınırlarının tüm paydaşlar tarafından doğru ve aynı şekilde anlaşıldığından ve aynı çıktıyı beklediklerinden emin olması gerekmektedir. İnsanlar ellerindeki bilgiye göre karar verirler ve belki de projede yaşanacak 2 günlük gecikmenin paydaşlara bildirilmemesi bile beklentilerde farklılıklara yol açabilir. Bu da ilerleyen safhalarda daha farklı beklentiler oluşmasına ve işlerin kolayca raydan çıkmasına sebep olabilecektir.
Şaşkınlıklar Eğer proje katılımcıları neler olduğu hakkında bilgilendirilmezlerse değişiklikler oluştuğu zaman şaşıracaklardır. Proaktif bilgilendirme ile kişileri yürüyen işler ve durum hakkında günceltutabilirsiniz. Son dakika verilen kötü bir haber, durumu değerlendirmeye veya değiştirmeye vakit kalmayan durumda kızgınlık ve öfkeye yol açacaktır.
Proje durumundan bihaber olmak Bazı projelerde paydaşlar gerçekten de projenin o an ne durumda olduğunu bilememekteler. Bu tür projelerde iletişim yetersiz ve içerik açısından eksik yapılmaktadır. Bu da kafa karışıklığına ve hayal kırıklıklarına yol açmaktadır.
Takım üyeleri kendilerinden ne beklendiğini bilemez Kötü iletişim takım içinde de sorunlara yol açacaktır. Eğer takım üyelerinden beklentileri bir proje yöneticisi doğru, tam ve net şekilde açıklamaz ve onlarla etkili iletişim kurmaz ise ekip kendinden bekleneni değiş başka işleri yapacak ve sürekli kendilerinden extra iş istenecektir. Bu da üyelerin demotivasyonuna ve kızgınlıkların yol açacaktır.
Çözüm ? Çoğu durumda kötü iletişimin nedeni iletişim yeteneğinin eksikliği değil, odaklanma eksikliğidir. Çoğu proje yöneticisi iletişim konusunu öncelik listesinde en alt sıralara yerleştirir. Ve iletişimleri hep kısa ve neredeyse şifreli haldedir. En kısa sürede bu işi halledip başka önemli işlerle uğraşmak ister gibidir.
İletişimin anahtarı ise kendimize değil, mesajı alacak kişiye odaklanmaktır. Karşıdaki kişinin nasıl bir bilgiye ihtiyacı olduğunu düşünmeli ve onlara yarayacak bilgileri iletmeliyiz.
İletişimin gereksiz ve son plana atılacak bir iş olmasına izin vermeyin, aksine etkili iletişim ile bir çok sorunu avantaja çevirebilir ve projemizin daha mutlu paydaşlar ve daha az sürpriz ile bitmesini sağlayabiliriz.
Rısında İletişim

AGİLE PROJE YÖNETİMİ NEDİR ?
Agile Agile proje yönetimi yani “Çevik Proje Yönetimi” son yıllarda proje yönetim metodojileri arasında öne çıkmasının yanısıra uygularken ki avantajları ile dikkat çekmekte. Çevik Proje Yönetimi anlayışı , klasik proje yönetiminde çıkan bazı darboğazlara çözüm üretmek amacı ile ortaya çıkmıştır. Bunu yaparkende konvansiyonel proje yönetim yaklaşımlarından oldukça farklı bir teknik uygulanmakta. Elbette aynı şekilde iş yaparak farklı bir sonuca ulaşılması beklenemez. Öyleyse Çevik Proje Yönetiminde farklı ne yapılıyor?
Çevik Proje Yönetimi projeyi aşamalı olarak geliştirmeyi öngörerek, bu aşamlar sırasında mümkün oldukça esnek davranmaya imkan tanıyan ve kullanıcılarla iletişim halinde olunmasını öneren bir projeyönetim metodudur. Özellikle çok kapsamlı olmayan(bu benim düşüncem eminim buna karşı olanlar da olacaktır) ya da içerisinde belirsizlik olan projelerde başarılı sonuçlar doğurmakta. Proje sonunda kullanılacak bir ürün ortaya çıkan projelerde (örn. yazılım ) kullanılır. Agile Project Management genel bir yaklaşım ve hareket alanı olarak çeviklik getirildiğini aklınızdan çıkmasın. Bu yaklaşım içerisinde bir çok framework kullanılmakta ancak bunlarınen çok kullanılanları ise Scrum ve XP(Extreme Programming)’dir.
Agile Proje Yönetimini daha iyi anlatabilmek için Scrum metodu üzerinden sürecin nasıl işlediğini anlatmaya çalışacağım. İlk önce müşteriye yani ürün sahibine (Product Owner), istediği ürün gereksinimlerinin neler olduğu sorulur ve bu ihtiyaçlar çıkartılır(Product Backlog). Product backlog içerisinde maddeler en önemliden az önemliye doğru sırlanması istenir. Belirli bir periyot içerisinde (1 hafta, 1 ay,2 ay vs.) içerisinde(bu periyoda Sprint denir) belirtilen gereksinimleri karşılayan tam olarak çalışan( burası önemli, teslim edilen ürün tam olarak çalışması gerekli) bir portatip müşteriye teslim edilir. Müşteri teslim edilen ürünü aldıktan ürünü inceler test eder daha sonra tekrar ihtiyaçlarını belirler ve yine bunları en önemliden az önemliye doğru sıralar. Bu süreç ürün kapsam olarak müşterinin temel ihtiyaçlarını karşılar hale gelene kadar ( incremental ) devam eder. Bu işlerin sorumlusu olarak Scrum Master(Proje Yöneticisi) görev başındadır. Yapılan geliştirmelerin periyot olarak yapılan sprintlerin yanında günlük olarak o gün ne yapılacağı ve bir önceki gün ne yapıldığı sorularına cevap arayan günlük sprintlerden oluşmaktadır. Bu toplantılar genellikle ayakta ve 15-20 dklık periyotlarda yapılır. Projedeki sorunlardan söz edilmez sadece ne yapıldı ve ne yapılacak konusu konuşulur. Tüm bu akış sayesinde müşterinin hiç kullanmayacağı fonksiyonoliteleri yapmak için harcanan maliyet azalırken sürekli müşteri geri dönüşlerini alarak ürünün kalitesinede(benim için kalite tarifi üründen beklentileri karşılmasıdır) etki eder.
Agile yaklaşımı oluşturulurken agile manifesto kurucuları tarafından öngörülmüştür. Bu manifestoya göre
•Bireyler ve arasındaki etkileşim, kullanılan süreç ve araçlardan daha önemlidir
•Portatip ürün, anlaşılır dökümantasyondan daha önemlidir
•Müşteri ile ilişki, müşteri sözleşmesinde yazanlardan daha önemlidir
•Değişime adapte olmak, yapılan plana ne olursa olsun bağlı olmakdtan daha önemlidir
Elbette bu süreci özellikle kurumsal şirketlerde oturtmak çok kolay gözükmüyor. Belki de Agile Project Management konusunun en zayıf olduğu noktadır. Çevik proje yönetiminde hiyerarşi kavramının olmaması ve dökümantasyon konusundaki yaklaşımı taşları yerinden oynatan bir yaklaşım. Tekrar hatırlamak lazım ki aynı şeyi yaparakta farklı sonuçlara ulaşmak imkansızdır.